PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Eker Tohum Yasasını Yüksek Mahkemede Savundu


genc__osman
12.01.2011, 23:02
Tarım Bakanı Eker, Tohumculuk Yasası'nın bazı maddelerinin iptali için Anayasa Mahkemesi'nde görülen davada sözlü açıklama yaptı

http://www.kamberaga.net/thumbnail.php?file=Eker_573707403.png&size=article_medium

CHP’nin açtığı davada, kanunun, "tohum alanından kamunun çekilmesi ve sektörün tümüyle çok uluslu şirketlere bağlanmasını sağlayacağı, yerli tohum çeşitliliğini yok edeceği" savunuluyor.

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, kamuoyunda özellikle ziraatçılar tarafından eleştirilen, yurt içinde sadece kayıt altına alınmış çeşitlere ait tohumlukların üretim ve ticaretine izin verilmesini öngören Tohumculuk Kanunu’nun bazı hükümlerinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesinde açılan davada, mahkemeye sözlü açıklamada bulundu.

‘Davet aldık geldik'

Mahkemeden ayrılırken gazetecilere açıklama yapan Eker, tohumculuk kanununun 2006 yılı sonunda çıktığını, 2007 başında da CHP grubu tarafından davanın açıldığını anımsatarak, "Bunun üzerine Anayasa Mahkemesi davet etti, biz de geldik mahkemeye açıklamalarda bulunduk" dedi. Kanunun Türkiye’de tohumculuk sektörünün geliştirilmesi yönünde büyük önem taşıdığını kaydeden Bakan Eker, şu görüşleri dile getirdi: "Son 4 yılda, bu kanunun uygulamaya girmesinden bu yana, Türk tohumculuk sektörü eskiye kıyasla çok önemli mesafe katetti. Hem üretim arttı, hem sektörün yapılanmasıyla ilgili önemli gelişmeler sağlandı. Türkiye’nin tohumluk üretiminde çok ciddi bir artış meydana geldi. Yeni tohum çeşitleri geliştirildi. Bu manada da Türkiye tohumculuk sektörünün dışa bağımlılığı azaldı. Tohumluk ihracatı artış gösterdi. Bunlarla ilgili açıklama yaptık. İtiraz edilen husus özellikle bu kanunun 15. maddesiyle ilgili. Yine, 6, 7 ve 8. maddeleriyle ilgili. Orada bir yetki devri söz konusu, onun bir endişesi var, dilekçede o belirtilmiş, onunla ilgili açıklamamızı da yaptık."

Eker, bunun yürürlükteki yasalarla birçok sektörde yapılan yetki devri işleminden maliyet itibariyle hiçbir farkı olmadığını düşündüklerini belirterek, devletin teknik anlamda "çok ayrıntılı, çok uzun süreli, çok büyük bir işgücü gerektiren denetim faaliyetlerini kendisinin yapmasının mümkün olmadığını" söyledi.

Yetki devri

Bakan Eker, şöyle devam etti: "Yani düşünün 10 binlerce hektar alanda ülke genelinde bir buğday tohumluğu üretiliyor, her biri ayrı bir yerde ve sizin bunların her birini çok kısa bir zaman dilimi içinde denetlemeniz gerekiyor, bu mümkün değil. Süre olarak, altyapı olarak, teknik kapasite olarak... Dolayısıyla bunu denetim esasları sizin tarafınızdan belirlenmek kaydıyla bu faaliyetlerin kontrollerin bir kısmını ilgili kuruluşlara devretmeniz gerekiyor. Kanunda esasen öngörülen odur. Benzeri kanunlar da var. Esasen anayasanın 47. maddesi de zaten buna cevaz veriyor. Bu konularla ilgili açıklamalarımızı yaptık."
Tohumculuk sektörünün sağladığı gelişmeye ilişkin Mahkemeye bilgi sunduklarını kaydeden Eker, "Tabii takdir onların, değerlendirmelerini yapacaklar" dedi.

10 milyon kişiye E-mail Eker, bir gazetecinin, Tarım Bakanlığının tüketicileri tohumluk konusunda bilgilendirmek için 10 milyon kişiye e-mail göndermesini sorması üzerine, Bakan Eker, tohum alanının, üzerinde insanların çok sık, ancak yanlış bilgilerle konuştuğu bir alan olduğunu söyledi. Bu konuyla ilgili şehir efsanelerinin dolaştığını ifade eden Eker, şöyle konuştu: "Bizde bundan toplumu daha fazla bilgilendirmemiz gerektiği sonucunu çıkarıyoruz. Toplumu daha çok bilgilendirmek maksadıyla da çeşitli şekillerde yayın faaliyetlerinde bulunuyoruz. En son ’tohumda yanlış bilinenler’ diye bir broşürümüz oldu. Vatandaşların bu konuda doğru bilgilere ulaşması için hazırladığımız broşürleri 10 milyon e-mail adresine gönderiyoruz. Burada tohum sektörüyle ilgili doğru bilgiler yer alıyor, mesela ihracatımızın yüzde 169 arttığı gibi. İşte bu aslında kanunla ilişkili. Kanun ve son mevzuat değişiklikleriyle Türkiye’de esasen büyük bir hamle yapıldığına dair bilgiler veriyoruz. Bu yüksek bilgi ve teknoloji gerektiren bir sektör ve dünyanın bütün ülkeleri tohumlukla ilgili ticaret yapar. Otomotiv endüstrisinde ya da iletişim teknolojisinde, bilgisayar teknolojisinde, cep telefonları ve buna benzer çeşitli teknoloji alanlarında nasıl ki son ürünler dünyadaki bütün gelişmiş ülkeler tarafından hem alınıyor, hem satılıyor, hem üretim yapılıyor, hem ithalatı, hem ihracatı yapılıyorsa tohum teknolojisi de böyledir. Türkiye de Fransa gibi, Almanya gibi, İsrail gibi ihraç da ediyor, ithal de ediyor. Ancak bu Türkiye ile ilgili gündeme geldiğinde sanki Türkiye tamamen dışa bağımlıymış gibi anlatılıyor, özellikle İsrail ile ilişkilendiriliyor. İsrail tohumu falan deniliyor. Bunlar doğru değil. Türkiye’nin mesela 2009 yılında İsrail’e yaptığı tarım ürünü ihracatı 141 milyon dolar, içinde tohum da var. İthal ettiği ise 27 milyon dolar, onun da içinde tohum da var. 141 milyon dolar, 27 milyon doların kaç katı onu siz değerlendirin. Dolayısıyla bunların çoğu şehir efsanesi. Bundan sonra da bu çalışmaları sürdüreceğiz ki vatandaşımız yanlış bilgilere sahip olmasın. Yanlış bilgilerle de kimse spekülatif düşünceler ve hareketler içerisine girmesin."

Banvit ve koç holding'in durumu

Banvit ve Koç Holding’in, et ithalatına tepki olarak, hayvansal üretimi bıraktıklarına dair açıklamalarının sorulması üzerine de Bakan Eker, şu yanıtı verdi: "Bu firmalar tabi ticaret yapıyorlar. Daha çok karı nerede görürlerse oraya yöneliyorlar. Muhtemelen daha çok karla ilgili bir şey bu (açıklamalar). Geçmiş dönemde üreticilik faaliyetlerinden çok büyük kar yaptıklarını biliyoruz. Ayrıca bu sektörden çıkmıyorlar, anladığım kadarıyla Banvit ’ben ithalat yapacağım’ diyor. Biz Türkiye’de orta, uzun ve kısa vadeli olarak hayvancılık sektörünün gelişmesi, tüketicinin ucuz ve kaliteli ürüne erişmesini temin için tedbirler aldık. Bu tedbirler çerçevesinde kısa vadede piyasayı dengelemek maksadıyla aldığımız ithalat tedbirleri var. Piyasa dengeleninceye kadar bu devam edecek. Eğer birisi 10-11 liraya karkas eti alıp, 25 liraya satıyorsa bunu milletimiz görüyor. Dolayısıyla buna bizim fırsat vermememiz gerekiyor."

‘Tedbirler alındı'

Bakan Eker, bu anlamda orta ve uzun vadede Türkiye’de üretimin geliştirilmesi için tedbirler aldıklarını belirterek, bunlardan birinin faizsiz kredi vermek olduğunu ifade etti. Ağustos ayından bu yana 3 milyar 600 milyon liranın üzerinde bu şekilde kredi kullandırıldığın kaydeden Eker, bunun 1,5 milyar liralık kısmının besicilik ve et üretimiyle ilgili olduğunu belirtti. Eker, 20 binin üzerinden insanın bu kredileri alıp yatırım yaptığını ifade ederek, şöyle konuştu: "Ayrıca büyükbaş hayvan yetiştiriciliği için, küçükbaş hayvan yetiştiriciliği için, etçi sığır yetiştiriciliği ve mandacılık için de yine 2 milyar liranın üzerinde kredi kullandırıldı. Bunların süresi 7 yıldır. Faizsiz olarak bu imkanı sağladık. 7 yılda aldığı parayı geri ödeyecek, ilk iki yılı ödemesiz. Bunlar, Türkiye’de hayvancılık sektörünü büyütmeye, orta ve uzun vadede Türkiye’nin üretim gücü ve potansiyelini artırmaya yönelik yatırımlardır. Bizim işimiz Türkiye’de vatandaşlarımızın, tüketicilerimizin ucuz ete ulaşmasını sağlamaktır. Firmalar kendileri kar zarar hesabını yapar, nerede daha fazla kar görüyorsa oraya gider. Bizim açımızdan durum bu. Türkiye’de asıl olan onbinlerce üreticidir. Bunlar şu anda üretimlerini sürdürüyor. Dolayısıyla bizde o üreticilerin üretimlerine devam etmesi için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz."


Kaynak: AA