PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kestane ve Çölyak Hastalığı


Livadi
05.09.2010, 13:34
KESTANE ve ÇÖLYAK HASTALIĞI

Kestane ağacı; Mayıs-Haziran aylarında çiçek açıp, Ekim ayında olgunlaştığından olsa gerek ki; bu türün çekirdeğinden genelde kış mevsiminde faydalanmaktayız ve ailecek bu meyveyi akşamçetnevirlerinde eksik etmemekteyiz; fakat öyle bir grup var ki; onlar için kestane böyle bir nostalji taşımamakta. Onlar kestaneyi yılın belli bir kısmında değil, yılın her anında ekmeklerinde, pastalarında, böreklerinde kullanmaktalar.

Çünkü; tahıl gruplarıyla beslenmek onların ince bağırsaklarına zarar vermektedir. Çölyak hastalığından muzdarip olan kitlemizden bahsediyorum. Tahıl gruplarının tohumunda, özellikle de buğdayda aşırı miktarda bulunan gluten isimli proteine alerjisi olan bu hasta grubu; buğday unuyla imal edilen herhangi bir unlu mamulleriyle beslendikleri zaman, aldıkları besinlerden faydalanamamaktalar. Glutene alerjisi olan bu hastalarımız, tahıl grubu dışında mısır unu, pirinç unu, patates unu gibi gluten ihtiva etmeyen gıdalarla hayatlarına devam etmekteler.

Çölyak hastaları; glutenli gıdalarla beslendiklerinde ince barsakların yüzey alanını genişleterek besinlerin en üst seviyede emilimini sağlayan tüycükleri deforme olmakta ve yedikleri besinlerden faydalanma oranı azalmaktadır.

Son zamanlarda bazı gıda firmaları kestane çekirdeğini tabir-i caizse yeniden keşfettiler. Ortak nokta karbohidratlar… Siz unlu mamüllerinizi karbohidrat(primer metabolit) ihtiva eden herhangi bir gıdayla ürettiğinizde gerekli enerjiyi gene almaya devam etmektesiniz. Jim Duke’nin veri tabanında Castanea sativa’nın meyvesinde bulunan toplam karbohidrat miktarının; 402800 ppm ile 886160 ppmarasında değişiklik göstermekte olduğu kayıtlıdır. Bu da demek oluyor ki; bir kilogram kestane çekirdeğinde bulunan karbohidrat miktarı en az 400 gramdır. Müthiş bir oran... Bir anda insanın Orta Anadolu’da buğday üretilen her karış toprağa kestane ağacı dikesi geliyor. Tüm unlu mamüllerin kestane unundan yapılmakta olduğunu bir düşünün. Hem çölyak hastalığına karşı temelli bir tedbir almış olacağız, hem de almakta olduğunuz karbohidrat miktarı artmış olacak. Tabi bunun yanında, buğdayın insan sağlığına olan faydalarından da mahrum kalmış olacağız. En basitinden, buğday kepeğinde mevcut olan B vitaminlerinden… Öyle değil mi? Sonra, buğdaya has o kadar çok faydalı molekül var ki(sekonder metabolitler); bunun hakkında ayrıca bir makale hazırlamak gerekir. Tabi, üretim aşamasında kepeği alınan o bembeyaz buğday unlarının ne derece fayda sağladığı da tartışılır.

Dilerseniz hep birlikte kestanenin etnobotanik özelliklerini incelemeye başlayalım.
Yapılan son araştırmalar itibariyle kestane Fabaceae(Kayıngiller) ailesine dahil edilmiş olup, Latince takson ismi olarak “Castanea sativa” uygun görülmüştür. Kimi kaynaklarda ise; sinonimi olan “Castanea vulgaris” terimi kullanılmaktadır.

Çekirdek kısmında bulunan aminoasitler ve oranları;


Aspartik asit: 3381-7438 ppm (Antimorfinik olarak kullanılabilir.)
Glutamik asit: 2558-5628 ppm (Günde 3 kere 125-250 mg alındığında prostat kanserine karşı fayda sağladığı ispatlanmıştır.)
Alanin: 1380-3036 ppm (Kansere karşı koruyucu)
Arjinin: 1451-3192 ppm ( Günde 3 gr. alındığında erkek kısırlığına karşı sperm sayısını artırarak afrodizyak etki göstermektedir. Kestanedeki arjinin miktarına bakıldığında da; sperm sayısının artırılması için günde bir kilogram kestane gerektiği sonucu çıkmaktadır.)
Lizin: 1189-2617 ppm (Esansiyel aminoasitlerdendir.)
Lösin: 1144-2518 ppm (Esansiyel aminoasitlerdendir.)
Valin: 1081-2378 ppm (Esansiyel aminoasitlerdendir.)
Glisin: 1070-2353 ppm (Günde 3 kere 125-250 mg alındığında prostat kanserine karşı fayda sağladığı ispatlanmıştır.)

Prolin: 1010-2222 ppm
Serin: 972-2139 ppm (Kansere karşı koruyucu)
Fenilalanin: 842-1851 ppm (Dikkat eksikliğine karşı kullanıldığı gibi, antidepresan ve Parkinson hastalığına karşı da iyileştirici etki.)
İzolösin: 782-1720 ppm (Esansiyel aminoasitlerdendir.)
Trönin: 729-1604 ppm
Sistin: 628-1382 ppm (adjuvant özellik taşır.)
Adjuvant kelimesi; ilaçların etkilerini artırıcı özellik taşıyan maddeler için kullanılır. Eğer herhangi bir sentetik ilaç kullanıyorsanız; sistin bakımından zengin gıdalarla besleniniz. Susam çekirdeklerindeki ve karalahana yapraklarındaki sistin miktarı kestane çekirdeğindekinden yaklaşık 4 kat daha fazladır.
Tirozin: 568-1251 ppm (Antidepresan özellik taşıdığı tartışmalı olmakla birlikte, Parkinson hastalığına ve kansere karşı koruyuculuğu ispatlanmıştır.)
Histidin: 554-1218 ppm (Esansiyel aminoasitlerdendir.)
Triptofan: 221-485 ppm (Güçlü bir serotoninerjik olmasının yanı sıra -ki sentetik olarak üretilen çoğu antidepresan ilaçların içeriğindeki etken maddeler serotonin seviyesini artırıcı ya da geri alımını engelleyici olarak iş görür- esansiyel özellik taşımasıyla; aminoasitler arasındaki saygın yerini her zaman koruyor. )

Kestane çekirdeğinin içerisindeki yağ oranı oldukça azdır. (36522 ppm) Öyle ki; yapraklarındaki yağ oranı çekirdeğinde bulunan yağ oranından en az 2 kat daha fazladır.

Çekirdek kısmında ölçülen mineraller ve oranları;
Potasyum; 3630-8646 ppm
Fosfor; 490-1122 ppm
Magnezyum; 320-704 ppm
Kalsiyum; 220-528 ppm
Sodyum; 30-66 ppm
Demir; 7-16 ppm
Manganez; 5-13 ppm
Çinko; 4-10 ppm
Bakır; 2-5 ppm olarak ölçülmüştür.


Sekonder metabolitler;

Yapraklarında bulunan fenoller ve polifenoller; betulin, caffeic acid, ellagic asit, gallic asit, kaempferol, quercetin.
Triterpen yapıda olan "betulin"in yapraklardaki miktarı 1000 ppm olup, kafeik asit miktarı ise ölçülemeyecek kadar azdır. Çekirdeğinde şimdiye kadar yapılan araştırmalarda betuline ve kafeik asiterastlanılmamıştır. En fazla betulin ihtiva eden tür ise; Betulaceae ailesinden Betula maximowicziana'dır. (32000 ppm)

Betulin; AntiHIV, antiinflamatuar, antiviral, ... özelliklere sahiptir.

Kafeik asit; antiHIV, antiadenoviral, antibakteriyel, antiaging, antioksidan, antihistaminik(ateş düşürücü)... özelliklere sahiptir.

Gallik asit; antiHIV, antiadenoviral, antibakteriyel, Topoisomeraz I inhibitörü, antioksidan, ... özelliklere sahiptir

Elajik asit; antiHIV, antiviral, antibakteriyel, Topoizometaz I antagonisti, antiseptik, antioksidan, antikanser(Serviks, kolon, özofagus, ağız kanseri), astringent(kan durdurucu), ... özelliklere sahiptir

Kaempferol; antiviral, antibakteriyel, Topoizomerez I ve II inhibitörü, antiserotonin(dolayısıyla sıkıntılı, stresli kişilere zararlı), antioksidant, Kanserden koruyucu, tansiyon düşürücü,vazodilatör(kan damarlarını genişletici), antihistaminik(ateş düşürücü)... özelliklere sahiptir

Kuersetin; AntiHIV, antiviral, antibakteriyel, antistreptococcic, antitümör, antikanser, antioksidant, antiallerjik, topoizomeraz I ve II inhibitörü, antiprostatic, antiprostanoid,antihistaminik(ateş düşürücü) ... özelliklere sahiptir.
betulin.png

caffeic_acid.pngcastalagin.gifellagic_acid.pngella gitannin_yaps.gifgallic_acid.pngkaempferol.pngquer cetin.pngvescalagin.gif


Kestane ağacında bulunan diğer polifenoller; vescalagin ve vescalin, castalagin ve castalindir.
Castalagin ve Castalin miktarları da ölçülemeyecek kadar az olup; “castalin”e sadece Castanea sativa’da rastlanılmıştır.”Castalagin” polifenolüne ise; ayrıca Punica granatum(nar)’un kök kabuklarında rastlanılmıştır.

Betulin, Castalagin ve Vescalagin; iyi bir DNA topoizomeraz II inhibitörüdür, dolayısıyla bakteri üremesini durdurucu etki göstermektedir. Antibiyotik ilaçlar da öyle değil mi?
Vescalagin; aynı aileden olan meşe cinsi (Quercus)ağaçların odunlarında da bulunmaktadır.
Yapraklarındaki toplam tannin oranı; 90000 ppm olup, bu oran kabuklarında 40000-120000 ppm arasında değişiklik gösterirken bu oran çekirdeklerinde 20000-25000 ppm olarak ölçülmüştür.

Bu bilgileri verdikten sonra Castanea sativa'nın tıbbi kullanım alanlarını toparlayacak olursak;

Yapraklarının antiinflamatuar(iltihap giderici), kan durdurucu, ateş düşürücü ve tonik(güçlendirici) özelliklerinden faydalanmak için; Haziran ve Temmuz aylarında taze olarak toplamak suretiyle dahilen kullanılabilir. Ateş ve sıtma nöbetlerinin tedavisinde de kullanılabildiği kaynaklarda geçmektedir.
Yaprakları aynı zamanda; mafsal ve eklem ağrılarının azaltılması için romatizma tedavisinde de kullanılabilir.(Günde 1 gram kestane yaprağı özü)
Prostat iltihabının giderilmesi için yardımcı olarak kullanılabilir
Mideyi kuvvetlendirici (özellikle bulantı hislerinin giderilmesinde) olarak kullanılabildiği gibi; kan dolaşımını düzenleyici etkisinden faydalanarak varis ve basur(hemoroid) tedavisinde kullanılabilir.
Meyvesinden elde edilecek unu; çölyaklılar için patates, mısır, pirinç gibi alternatif bir ürün olabilir.

SANAYİİDE KULLANIM ALANLARI

Çekirdek kısmı nişasta kaynağıdır ve keten kumaşların beyazlatılmasında kullanılabilir.
Yapraklarından ve meyve kabuğundan saç şampuanı yapılabilir.
Sert olan odunu; güçlü ve hafiftir. Büyümekte olan genç odunları çok dayanıklıdır. Buna karşın; yaşlanmış odunları oldukça kırılgandır. Dolayısıyla genç odunları marangozlukta ve mobilyacılıkta,tornacılıkta, çit ve parmaklık yapımında, direk yapımında ve sahne donanımlarına destek olarak kullanılabilmektedir.
Oymacılık, zemin döşemeciliği ve ahşap kaplamacılık, doğramacılık, sandalye, tabut, sırık, şemsiye tutacağı imalatı; kestane odununun diğer kullanım alanlarıdır.