PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Marmara Bölgesinde Sebzecilik


Livadi
28.07.2010, 12:32
TÜRKİYE SEBZECİLİK BÖLGELERİ VE ÖZELLİKLERİ Marmara Bölgesi :

Bu bölge başta İstanbul olmak üzere Bursa, Düzce, Edirne, İstanbul, Kırklareli, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ ve Yalova illerini içerisine almaktadır.
Bölgenin Trakya kesimi ile Anadolu yakası arasında bariz iklim farkı görülür. Fakat bölgede genellikle nemli ve sıcak deniz iklimi hüküm sürer. Trakya’nın iç kısımlarında yer yer iklim sertleşir ve kara iklimi görüntüsü verir. Genelde yazlar sıcak, kışlar ılıktır. Ortalama yıllık sıcaklık 13,6oC’dir. Donlu günler sayısı 4-5’i çok ender aşar. Ortalama yaz günü sayısı 80-120, kış günü sayısı 2-8 arasındadır. Bölgenin iki deniz arasında yer alması nedeniyle yaz aylarında bile hava rutubetini % 60’ın altına düşürmez. Yıllık yağış miktarı 400-1000 mm arasında değişir. Uzun yıllar ortalamasına göre yağış miktarı 643,5 mm’dir. Yağış diğer bölgelere oranla sene içersine daha muntazam dağılmıştır. Yalnız Temmuz ile Eylül ayları arasında yağış miktarı azalır. Etkin rüzgarların yönü kuzey, kuzey-doğu’dur.
Bölge iklimi her türlü sebzenin yetişmesine uygundur ve bölgeye “kaliteli sebze yetiştiren” unvanı kazandırır. Bölgenin en iyi sebze yetiştiren illeri İstanbul, Sakarya, Kocaeli, Düzce, Bursa ve Edirne’dir. İstanbul Marmara Bölgesi içersinde sebzecilik bakımından tarihsel bir öneme sahiptir. Osmanlı İmparatorluğu zamanından beri il içi ve çevresinde zamanın en modern sebzeciliği uygulanmış ve o devirlerde kurulan sebze bahçeleri bugün yerlerini binalara terk etmiş olmalarına rağmen hala anılmaktadır. Bir çok semt adlarını, yetiştirdikleri ünlü sebze çeşitlerinden almıştır. Bayrampaşa deyince Bayrampaşa enginarı, Langa deyince Langa hıyarı, Çengelköy deyince Çengelköy hıyarı, Yedikule deyince Yedikule marulu ve Maltepe deyince Maltepe hıyarı akla gelir. Fakat İstanbul’un nüfus yoğunluğunun hızla artması, bu nadide sebze yetiştirme alanlarının yok olmasına ve yerlerinin beton yığınlarıyla kaplanmasına neden olmuştur. Bu yüzden de İstanbul eskiden önemli bir sebze yetiştirme merkezi iken son yıllarda bu özelliğini kaybetmek üzeredir. Eskiden İstanbul’a bağlı bir ilçe olan ve şu anda il’e dönüşen Yalova turizm yanında bağ-bahçe tarımının en iyi uygulandığı yerdir. Bu nedenle Tarım Bakanlığı burada FAO ile işbirliği yaparak Büyük Atamızın sevdiği bu ile Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nü kurmuş ve Yalova’ya ayrı bir önem vermiştir. Yalova bölgenin ve hatta Türkiye’nin en eski ser sebzeciliği ve çiçekçiliği yapan yeridir.
Marmara bölgesinin sebzecilik bakımından ikinci öneme sahip ili Bursa’dır. Burada hem taze tüketim ve hem de konserve için sebze üretimi yapılır.Yetiştirilen sebzeler arasında domates, patlıcan, hıyar, bezelye, fasulye, kabak en başta gelir.
Bölgenin son yıllarda sebzecilik bakımından önem kazanan illeri Düzce ve Kocaeli’dir. Kocaeli’nde endüstri bitkileri yetiştiriciliği yanında sebze tarımı giderek gelişmekte ve dörtlü ekim nöbeti uygulanmaktadır. Bu bakımdan soğan ve patates birinci ürün olarak karşımıza çıkar. Bunları kabak ve domates izler. Son yıllarda fasulye ve bezelye de önem kazanmaya başlamıştır. Bölgenin Trakya kesiminde İstanbul’dan Edirne’ye doğru gittikçe iklim sertleşir. Sebzeciliğe burada en uygun yer Tekirdağ’dır. Bu ilimiz karpuz ve kavun yetiştiriciliği ile ün salmıştır. Bölgede yetiştirilen sebzelerin çoğu yöre pazarlarında satılır. Zaten İstanbul 10-12 milyon nüfusu ile Türkiye’nin birinci derecede tüketici ilidir. Sadece Yalova, Bursa, Kocaeli illerinde yetiştirilen fazla ürün iç ve dış pazarlara yollanır. 1992-2000 yılları istatistik verilerine göre sebze ekim alanı 85-100 bin hektar ve üretilen sebze miktarı 2,5-3 milyon tondur. Üretilen sebzeler arasında domates 1,5 milyon ton, karpuz 380 bin ton, sivribiber ve lahana 110 bin ton, pırasa, dolma biber, kavun 80 bin ton, hıyar, patlıcan 60-75 bin ton, taze fasulye 40 bin ton, balkabağı, sakız kabağı ve soğan 10-15 bin ton, karnabahar, bezelye, bakla ve kıvırcık salata 5-10 bin ton kapasiteye sahiptir (Cetvel 7.6 ve 7.7).

Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay