PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Abalon Yetiştiriciliği


Mr.Muhendis
03.12.2015, 09:06
http://i.hizliresim.com/82dNGQ.jpg http://i.hizliresim.com/D6dyL6.jpg

Abalon ülkemiz halkı tarafından bilinmeyen ve eti yenilmeyen bir canlıdır. Ülkemiz sularında var olmakla beraber mevcut türler cüsse bakımından küçüktür. Pasifik okyanusunda yaygın bir canlı olup bu denizde kıyısı olan ABD ve doğu Asya ülkelerinde ise çok değerli sayılan ve eti oldukça pahalı pazarlanan bir canlıdır. Yetiştiriciliği yapılan 8 dolayında tür bulunmaktadır. Bazı türler 20 cm kadar büyüklükte olup oldukça kaliteli et verir.

Abalon tek kabuklu ve taşlara yapışarak yaşayan bir canlıdır. Taşlara yapışmasını sağlayan vücut kısmı bir et kütlesi halinde olup gıda olarak tüketilen vücut organı durumunda olup canlının toplam vücut ağırlığının 1/3 nü teşkil eder.

Taşlara yapışık olarak yaşadığı için dalmasını bilen her kişi için toplanması çok kolay olmuştur. Bunun sonucu hemen hemen bütün türlerin doğal stokları çok azalmıştır. Örneğin Avusturalya da 1957 de 2000 ton avlanmış iken bu rakam 1993 de 140 tona düşmüştür. Yine Kaliforniyada 1993 de doğal avcılıktaki verimin 1986 yılına or- anla %90 azaldığı kaydedilmiştir. Doğal ortamdaki azalma sonucudur ki fiyatları çok yüksektir. ABD'de 6 tanesi 1 kg gelen abalonun kg fiyatı 30 dolar Avusturalyada ise iri abalonların kg. fiyatı 50 dolar dolayındadır. Doğadaki azalmalar, halkın bu ürüne talebi dolayısıyla yetiştiriciliği yoluna gidilmiş ve oldukça başarılı sonuçlara ulaşılmıştır. Bu konuda ABD, Avusturalya , Japonya ve bir çok diğer pasifik ülkelerinde abalon yetiştiriciliği oldukça yaygın ve gelir getiren bir yetiştiticilik durumundadır. Doğal avcılıkların bir çok yerde kısıtlanmış olması ve hatta doğal avcılıklarının ya- saklanmış olması yetiştiriciliği teşvik eden konulardan olmuştur.

Abalon yetiştiriciliği son yıllara kadar yavru üretme ve üretilen yavruları kontrollu alanlara bırakarak doğal büyütme şeklinde uygulanmış isede son uygulamalarda pazarlanacak çağa kadar kontrollu koşullarda besiye alma çalışmaları artmış bulunmaktadır.

http://i.hizliresim.com/o8k6Lk.jpg

Larva üretimi Abolone ayrı eşeylidir. Erkek ve dişi bireyler gonadların incelenmesinden kolayca ayırt edilebilir. Gonadlar erkeklerde kremden beyaza, dişilerde ise koyudan açığa yeşilimsi renklidir. Yumurta verimleri çok yüksektir. 20 cm boyundaki bir dişi bireyin II milyon dolayında yumurta verebildiği kaydedilmektedir.

Damızlık olarak seçilen olgun erkek ve dişi bireyleri ultraviyole ışınlarına tabi tutmak veya hidrojen peroksit etkisi ile kolayca yumurta ve sperme bırakmaktadırlar. Yumurtalar ortalama 200 mikron çapındadır. Su içerisindeki yumurtalar 2 saat içerisinde döllenir. Yumurtadan çıkan larvalar 5-7 gün arasında serbest yüzerler ve bu dönemde besin kesesi ile beslenirler. Bu dönemden sonra belirli bir yere tutunarak su içerisindeki bakteri diatom ve mikroskopik algleri süzerek beslenmeye başlarlar. Yuvarlak bir ağız yapıları vardır ve radula ismi verilen dilleri ile kaya veya sert zemin yüzeylerindeki gıdaları toplayarak beslenirler.

İnsan eli altındaki yetiştirmede larvalar elde edildikten sonra devamlı temiz deniz suyu verilen bir ortamda tutulurlar. Bu amaçla çok çeşitli tank sistemleri kullanılmakta olup bu konudaki bazı örnek resimler aşağıda sunulmuş bulunmaktadır.

Kullanılan su ultraviyole ile dezenfekte edilerek dışarıdan diğer canlı ve mikropların

Yumurtadan larva çıkışı 16-20 saat sürer. Larva 26-30 saat sonra ince bir kabuk bağlar ve velligar safhasına geçer. Larvaların beslenmesinde ilk iki aylık yetiştirme dönemi en kritik safhadır. Tuzluluk %30 dolayında sıcaklık 15-18oC arası tutulur. Bu dönemde fitaplankton ile besleme yapılır. İki aylık dönemden sonra yapay yemle beslenirler. Bu yemlerde protein oranı oldukça yüksek tutulur. Mikrokapsul yem olarak tanımlanan mikroskopik yemler konusunda tüm yetiştiricilik sektöründe son yıllarda önemli gelişmeler sağlanmıştır. Yavrular 6 ay sonra 6-10 mmboya ulaşırlar. Bu dönemden sonra yavru olarak büyütülecekleri ortama sevk edilirler. Bu yerler deniz içerisinde olabileceği gibi karadaki sistemlerde de yapılabilmektedir. Bu dönemden sonra kullanılan gıda maddesi genelolarak kelp tabir edilen deniz yosunlarıdır Macrocystis pyrifera ve Nereocystus luetkeana Kaliforniyada en çok yararlanılan yosunlardır. Bu amaçla bölgesel olarak yetişen pek çok yosun bu amaçla kullanılabilmektedir. Kafesler içerisinde denize sarkıtılan abalanlara bu yemler verilerek yavru büyütme çalışmaları yürütülür. Bu konuda çok çeşitli sepetler ve ağ donanımları geliştirilmiştir. Bu kafeslerde 2-3 cmye kadar büyütülen yavrular bu dönemden sonra yemeklik olarak büyütülecekleri alanlara gönderilirler.

http://i.hizliresim.com/7XNyOW.jpg

Yetiştiricilik ve Büyütme Abalan yetiştiriciliği ABD 'nde 1940'h yıllarda başlamıştır. Konu üzerine ilgi Japonya da daha eskidir. Yetiştirme çalışmalarında ki artış genel olarak 1950 yılından sonra olmuştur.

Genellikle abalon besiciliği yapan firmalar 2-3 cm boyundaki yavruları bu konuda üretim yapan firmalardan satın alırlar. Besi işlemi denizde veya karada yapılabilir.

Karada yapılan yetiştiricilikte denizden alınan su tanklara veya havuzlara verilir. Ayrıca bol havalandırma uygulanır. çünkü hareket olanağı kısıtlı olan abalonlar oksijen düşmesine karşı çok hassastırlar. Kullanılan yetiştirme tankları 5-10 m3 arasındadır. Beton veya fiberglass olabilmektedir. Havuzlarda da çok çeşitli ölçüler kullanılmaktadır. Su derinliği ise eğer zeminde tek sıra olarak abalan var ise su derinliği abalonları örtecek ve kabuktan 1-2 cm yüksekte olacak ve abalonların büyüklüğüne bağlı olarak planlanır. Bazı yetiştirmelerde ise ızgara raflar üzerinde abalonlar üst üste sıralanarak yetiştirilirler. Bu durumda konulan raf sayısına göre su yüksekliği planlanır.

Kafeslerde deniz içerisinde yapılan üretimde ise kafesler içerisine konulan beton veya plastik sert malzemeler kafes içerisine konularak abalonların yapışması sağlanmaktadır. Deniz dibine sarkıtılan 200 litre hacmindeki bir kafeste 400 pazarlanabilir boyda birey stoklanabilmektedir. Büyük kafeslerde ise birim alana daha fazla stoklama yapılabilmektedir. Denizde üretim daha az masraflı ise de; kontrol bakımından karada üretimin daha başarılı olduğu bildirilmektedir. Birim satış fiatyı yüksek olan bir canlı olduğu için gelişme süresi 3-4 yıl sürse de abalon yetiştiriciliğinin ileride daha da artacağı düşünülmektedir.

Abalonlarda gelişme oldukça yavaştır. 2 cm olarak konulan abalonların pazarlanabilecek 8- 10 cm boya ulaşmaları 3-4 yıl alır. Bu uzun bir yetiştiricilik dönemidir. Gelişmenin gerek kara gerekse denizde kontrollu beslemede daha kısa olduğu bildirilmekte ve Avusturalya'da kanal havuzlarda yetiştirme süresinin biraz daha kısaltılabildiği kaydedilmektedir. Karada ve denizde yetiştirmeye uyum bakımından türler arasında farklar olabilmektedir. Besleme aynı yavru abalonlarda olduğu gibi kelp denilen deniz yosunlarıyla yapılır. Deniz yosunları ya bu konuda yetiştiricilik yapan firmalardan alınır veya doğal yetişmiş yörelerden toplanır. ABD'nde Kaliforniya da geniş kelp yatakları olduğu ve özel izin ile buralardan hasat yapıldığı bildirilmektedir. Kelp hasat edildikten sonra kurutulup kıt zamanlarda veya denizden toplanamadığı havaların sert olduğu zamanlarda kullanım açısından yararlı olmaktadır. Beslemede son yıllarda yapay yemlerde kullanılmaya başlanmıştır. Yapay yemle beslemede 1.3 kg ya- pay yem ile kabuk dahil 1 kg canlı ağırlık artışı sağlanabildiği bildirilmektedir. Yetiştiricilikte sağlanan gelişme yemleme devamlı olarak yapılabildiğinden doğal gelişmeye oranla daha hızlıdır. Özellikle Çin'de yapılan yetiştincilik çalışmalarından çok başarılı sonuçlar elde edildiği kaydedilmektedir.

İlginç bir bilgi olarak abalonlar da inci üretir. Abalan ineisi barok inci olarak tanınır ve çok değerlidir. En iyi kalitedeki bir tek abalan incisinin değeri 250-300 dolar dolayındadır. İstiridyeler ile denetimli inci üretimi kolaylıkla yapılabilmekte ise de bu başarı abalonlar ile pek sağlanamamış olmakla birlikte bu konudaki çalışmalar halen devam etmektedir.

Abalon yetiştiriciliğinin ileriki yıllarda çok daha fazla gelişmesi beklenmektedir. Çünkü canlının satış fiyatı oldukça yüksek ve doğal avcılık devamlı olarak azalmaktadır. Yetiştirme tekniklerinde devamlı gelişme sağlanmıştır. Yemleme konusunda önemli başarılar sağlanmıştır. Özellikle Çin önemli bir ihraç ürünü
olarak yetiştiricilik çalışmalarına özel bir önem vermekte ve dünya piyasasındaki fiyatları etkilemesinden korkulmaktadır. Fakat ABDinde nere- de ise %90 doğal avcılık yasaklanmış olduğundan talebin tam olarak karşılanmasının uzun yıllar alacağı düşünülmektedir. Larva üretimde hastalıklar ile mücadelede önemli başarılar sağlanmıştır. Konu üzerindeki bilimsel araştırmalara devletlerin ayırdığı olanaklar özellikle Avusturalya ve ABD lerinde oldukça fazla ve yeterli düzeydedir. Bu gibi nedenler ile yetiştiricilik çalışmalarının artması doğaldır. Bu konuyu burada işlememizin bir nedeni de üç tarafı denizler ile çevrili olan ülkemizde ileriki yıllarda ülkeler arası ticari faaliyetlerin çok daha artacağı bir ortamda yurt dışından yavru getirerek ülkemiz kıyılarında veya çok geniş dalyan alanlarının yetiştiricilik alanı durumuna gelmesi durumunda bu tür veya benzeri yetiştirmeler de kanımızca ele alınabilecektir.

Kaynak: atillaalpbaz.com